Öfke çok doğal ve normal bir duygudur. Bebekler öfkelendiğinde bilirsiniz, hatta bütün mahalle bilir. Pek çoğumuza ise öfkenin normal ve doğal olmadığı ve kabul edilebilir olmadığı öğretildi. Biz de bu öfke duygularını yutmayı öğrendik. Bu duygular bizim bedenimize eklemlerimize ve kaslarımıza yerleşirler. Kat ve kat gömülmüş öfke kırgınlığa ve sonrasında romatizma denen hastalığa ağrılara ve hatta kansere neden olabilir.

Biz öfke dahil duygularımızın farkında olma, ve bunları pozitif metot ve yollarla ifade etmeyi öğrenmeliyiz. İnsanlara vurmak veya zarar vermek zorunda değiliz. Net ve yalın bir şekilde bu beni öfkelendiriyor diyebiliriz. Yada yaptığın şeye öfkeliyim diyebiliriz.

Bunları söylemek dahi duruma uygun değilse yastığa çığlık atabilir, yastığı yumruklayabilir, arabada camlar kapalı çığlık atabiliriz. Bunlar öfkeyi ifade etmenin sağlıklı yollarıdır.

Eğer pek çok bastırılmış ve ifade edilmemiş öfkeniz varsa, siz etrafta devamlı öfkeli dolaşan biri olabilirsiniz. Öfke yüzeyin altında bir nevi kaynıyor olabilir. Öfkeyi ifade etmiyor olabilirsiniz ama tatsız, kırgın, yargı dolu biri olabilirsiniz. Siz etraftaki herkesi ve kendinizi de sürekli eleştiren biri olabilirsiniz.

Ayna Çalışması

Aynanın önünde oturun. Yanınızda mendil bulundurun. Gözlerinizin içine bakın ve kızgın olduğunuz kişiyi görün. Onlara neden öfkeli olduğunuzu söyleyin.

Sonra da şöyle söyleyin. Senden tüm istediğim senin sevgin ve onayın. Her birimizin aradığı şey sevgi ve onay, ve insanların bizden istediği de bizim sevgi ve onayımız. Sevgi ve onay hayatlarımıza ahenk getirir.

Özgür olmak için biz tutan eski zincirlerden kurtulmalıyız. Aynaya bir kez daha bakın ve öfkeli bir insan olmaya duyduğum ihtiyacı bırakıyorum deyin. Fark edin, dikkat edin gerçekten bırakmak istiyor musunuz yoksa hala geçmişe tutunmaya ihtiyaç mı duyuyorsunuz?

’’Kendime duygularımın farkında olmaya izin veriyorum.’’

Louise L. Hay

By | 2018-02-07T14:50:00+00:00 Ekim 7th, 2017|blogyazıları|0 Yorum