Ben bir şifacı değilim, kimseyi iyileştirmiyorum. Kendimi kişilerin kendi potansiyellerini keşfetme merdiveninde ilerlerken karşılarına çıkan bir basamak olarak görüyorum. İnsanlara kendilerini sevmelerini öğreterek, ne kadar harika olduklarını fark etmelerine neden olan bir alan yaratıyorum. Tüm dünyada, uzun yıllar boyunca yaptığım danışmanlık çalışmaları seminerler ve atölye çalışmalarının sonucunda sadece tek bir şeyin tüm sorunları iyileştirdiğini keşfettim. O da kendini sevmeyi öğrenmektir.

İnsanlar her gün bir parça daha kendilerini sevmeye başladıklarında, yaşamlarının nasıl güzelleştiğini izledim ,önce daha iyi hissetmeye başlıyorlar. İstedikleri işe sahip oluyorlar, var olan ilişkileri güzelleşiyor, negatif olanlar hayatlarından çıkıp gidiyor ve yerine daha iyileri geliyor.

Çok basit bir çalışma-kendini sevme. Ben çalışmamın basit olmasından dolayı çok defa eleştirildim, ancak yaşamım boyunca basit uygulamaların çok daha büyük sonuçlar verdiğini deneyimledim.

Birisi bana geçenlerde şöyle söyledi.’ ’Sen bana en büyük hediyeyi verdin-sen bana kendimi hediye ettin.’ ’Pek çoğumuz kendimizden saklanıyoruz ve aslında kim olduğumuzu bilmiyoruz. Ne hissettiğimizi bilmiyoruz ,ve ne istediğimizi de bilmiyoruz.

Hayat bir kendini keşfetme yolculuğu. Bana göre aydınlanmak demek, içe bir yolculuk yapmak, kim ve ne olduğumuzu bilmek, ve hayatımızı kendimizi daha çok severek, kendimize daha iyi davranarak, daha iyiye doğru değiştirebilme yetisine sahip olduğumuzun farkına varmaktır.

Kendini sevmek bencillik değildir. Kendimizi gerçekten sevebildiğimizde başka insanları da gerçekten sevebiliriz.

Her birimiz kendi yaşamlarımızda sevgi ve neşe doyumuna ulaştığımızda içinde yaşadığımız dünyaya da yardımcı olabiliriz.

Ruhsal öğretiler evreni yaratan gücün sevgi olduğunu söyler. Bana göre Tanrı sevgidir. Dünyayı sevgi döndürür sözü de çok sık kullanılır, ve bu gerçektir. Sevgi tüm dünyayı bir arada tutan öğedir.

Sevgi derin bir minnet halidir. Ben kendimizi sevmekten bahsederken, kim olduğumuza derin bir şükran duymaktan bahsediyorum. Kendimizi tüm farklı yönlerimizle kabul etmekten-ufak kusurlarımızı, kabahatlerimizi çok iyi olmadığımız alanları -ve harika özelliklerimizi de .

TÜM PAKETİ SEVGİ İLE KABUL EDİYORUZ
KOŞULŞUZCA.

Maalesef bir çoğumuz kendimiz yeterince kilo verene kadar yada o işi alana kadar, yada maaşımız yükselene kadar yada isteğimiz erkek arkadaşımız olana kadar vs. vs. sevmiyoruz.
Sevgiye pek çok koşul koyuyoruz. Ama değişebiliriz. Kendimizi olduğumuz gibi tam şu anda sevmeye başlayabiliriz.

Dünyamız çok hızlı bir değişimin içinde. Ben bu zamanda bu gezegende yaşamamızın bu değişimin bir parçası olmayı seçtiğimiz için olduğuna inanıyorum, hatta dünyanın değişimine katkıda bulunmaya eski halinden daha sevgi dolu ve huzurlu bir yer haline gelmesine yardımcı olmak için buradayız.

Balık çağında insanlık dışarıda bir kurtarıcı arıyordu. Kurtarın bizi, kurtarın bizi. Lütfen bize yardım edin. Mesaj buydu. Şimdi ise Kova çağına geçiyoruz. Kendi içimizdeki kurtarıcıları keşfedeceğimiz bir çağ bu. Biz aramakta olduğumuz gücün ta kendisiyiz.

HAYATLARIMIZDAN SORUMLUYUZ

Eğer kendinizi bu gün sevmeye gönüllü değilseniz, bu kendinizi yarında sevmeye gönüllü olmayacağınız anlamına gelir. Çünkü bugün hangi mazerete sahipseniz, aynı mazerete yarında sahip olacaksınız. Belki de 20 yıl sonra gene aynı mazerete sahip olacaksınız , hatta bu hayatı anı mazerete tutunarak bitirebilirsiniz bile.

BUGÜN KENDİNİZİ HİÇ BİR BEKLENTİYE SAHİP OLMADAN TAMAMİYLE SEVMEYE BAŞLAYACAĞINIZ GÜNDÜR.

Sevgi bizim seçebileceğimiz bir şeydir, aynı öfkelenmeyi, nefret etmeyi ve üzgün olmayı seçebileceğimiz gibi. Bizi üzen canımızı acıtan birini affetmeyi seçip ve sonucunda hayatımız iyileştirebiliriz. Sahip olduklarımızdan dolayı minnettar olmayı seçebiliriz. Sevgiyi seçebiliriz. Bu her zaman içimizde yaptığımız bir seçimdir.

TAM ŞU ANDA SEVGİYİ SEÇMEYE BAŞLAYIN. O VAROLAN EN GÜÇLÜ ŞİFA ENERJİSİDİR.

Louise Hay

Yazının orjinal dilindeki haline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Do You Truly Know How to Love Yourself?

 

By | 2016-05-16T16:22:06+00:00 Mayıs 2nd, 2016|blogyazıları|0 Yorum

Bir Yorum Yazın